Beklemek… Bitmek tükenmek bilmez bir ümitle beklemek. Yitirdiğini kabul etmeden, daha sabah hayırlı işler diyerek gönderdiğinin ölme ihtimalini düşünmek istemeden beklemek. İçin farklı, beynin farklı düşündüğü halde görmezden gelerek olumluyu duymak ümidiyle beklemek… Saatler, günler geçtikçe azalan ümide inat, kavuşacağı anı hayal edip, sımsıkı sarılacağını düşleyerek beklemek… Ekiplerin çalışmaları sonrasında birilerinin çıkıp “milletimizin başı sağolsun” demelerini kulak ardı ederek ümitle beklemek…
30 Maden işçisinin yaşama veda ettiği ölüm çukurunda hiçbir önlemin alınmadığı ortaya çıktı. Ortaya mı çıktı yoksa zaten bilinen bir gerçek miydi? Hoş! Çıkması ne kadar umurlarında oldu, ne kadar gerçek anlamda yürekleri yanan insanların yerine koydular kendilerini? İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu bir toplumda daha ne kadar yıkılacak ocaklar, daha ne kadar ağlayacak analar, babalar, kardeşler, bacılar, eşler?… Daha ne kadar anlamsız gelen, görümlük izlenimi yaratan taziye mesajları duymaya devam edeceğiz toplum olarak? Ne zaman iş adamlarının akılları başına gelecek de önce ben zihniyetinden sıyrılarak her şeyi hükümetten beklemektense birlik olup yeni istihdam imkânları sağlayabilecekler? Geçmiş yıllarda bir işadamının önerisinin üzeri kapatılmayarak yeni iş alanları oluşturulabilseydi eğer, hiçbir güvenlik önlemi alınmadan yapılmaya devam edilir miydi maden işçiliği? Ekmek parası kazanmak amacında olan ve çevrede başka iş imkânı olmadığından dolayı mecburen maden işçisi olarak yaşamını kelle koltukta idame ettirmeye çalışan insanların katliam gibi ölümlerini duymaya devam eder miydi Türkiye?
Günlerdir katliamın ardından gazetecilerin maden işçilerinin hayatlarına dair yazılarını okuyorum. Hep acı deneyimler yaşandıktan sonra ilgi duyulmaya başlanır, merak uyandıran sektör haline gelir bu acı deneyimlerin yaşandığı iş alanı. Herkes belirli bir süre gider, oradaki insanlarla konuşur, daha sonra da sonuç alınmadan her şey aynı şekilde devam eder.
Üç gün konuştu medya maden işçilerinin ölüm olayını, hala iki maden işçisi kayıp. Ve artık daha önemli bir olay gündemde! CHP kurultayı ve sonrasında yeni genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’ nun vaatleri!!!!
Eeee ne oldu maden işçilerinin gözü yaşlı ailelerine, hala cesetlerine ulaşılamayan maden işçileri ile ilgili son gelişmelere? Olaydan sonra hala çalışmaya devam eden ve ne zaman kötü bir son beni de bulacak düşüncesi hâkim olan maden işçilerine? Her vardiya bitiminde mesaisi biten arkadaşına geçmiş olsun diyerek arkadaşının kaldığı yerden ölüm tüneline girmeye devam eden biçarelerin sessiz çığlıklarına kim kulak verecek? Ne zaman gerçekten yanacak milletin yüreği ve ne zaman sendikalaşmanın eksikliği, hükümetin yetersizliği, taşeronlaşmanın zararları vs… havadan sebepleri bir kenara atarak birlik içerisinde el uzatılabilecek yanan ocaklara?
Leave a Reply